Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Recep Tayyip
Erdoğan Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen 4. Kayseri Gastronomi Günleri,
kentin binlerce yıllık mutfak kültürünü tanıtmanın yanı sıra kültür, tarih,
turizm ve gastronomiyi bir araya getiren etkinlikleriyle de öne çıktı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın şehrin kültürel ve gastronomik
değerlerini geleceğe taşıma hedefi doğrultusunda gerçekleştirilen organizasyon
kapsamında, gastronomi dünyasının tanınmış isimleri Kayseri’nin tarihi
mekânlarını, doğal güzelliklerini ve gastronomi yatırımlarını kapsayan Kültür
Yolu Gezisi’ne katıldı.
Kayseri’nin Tarihi ve Gastronomik Değerleri Aynı Rotada Buluştu
Kayseri Büyükşehir Belediyesinin Kültür Yolu Gezileri
kapsamında düzenlenen programda konuklar, kentin tarihi ve kültürel mirasını
yakından tanıma fırsatı buldu. Kayseri’nin gerek tarih gerekse turizm
bakımından önemli değeri olan Selçuklu Uygarlığı ve Gevher Nesibe Tıp Tarihi
Müzesi ile başlayan gezi; Saat Kulesi, tarihi Kayseri Kalesi ve Cami Kebir Ulu
Cami gibi şehrin simge mekânlarıyla devam etti. Tarihî dokusu ve kültürel
birikimiyle dikkat çeken Kayseri Kalesi’ndeki Mülhem Restoran ile Recep Tayyip
Erdoğan Millet Bahçesi’nde yer alan Mutfak Sanatları Merkezi de programın
gastronomi durakları arasında yer aldı.
Konuklara, Kayseri mutfağının geleneksel lezzetleri, yerel
ürünleri ve özgün reçeteleri tanıtıldı. Programın son bölümünde ise Erciyes
Dağı eteklerinde bulunan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla
yayımlanan kararla “Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edilen Hürmetçi Sazlığı
ziyaret edildi. Katılımcılar, doğal yaşamın önemli merkezlerinden Hürmetçi
Sazlığı’nda özgürce dolaşan yılkı atlarını gözlemleyerek Kayseri’nin doğal
güzelliklerini de keşfetti.
Gastronomi Yatırımları Kayseri Mutfağını Öne Çıkarıyor
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin gastronomi alanında hayata
geçirdiği projeler, kentin yerel lezzetlerinin korunması, özgün tariflerle
yaşatılması ve daha geniş kitlelere ulaştırılması bakımından önemli bir rol
üstleniyor. Mutfak Sanatları Merkezi ve Kayseri Kalesi’ndeki Mülhem Restoran,
geleneksel mutfak kültürünün nitelikli sunumlarla ziyaretçilerle buluştuğu
önemli merkezler arasında yer alıyor.
Gastronomi yazarları ve şefler, ziyaretleri sırasında
Kayseri mutfağının çeşitliliğini, yerel ürünlerin zenginliğini ve belediyenin
gastronomi alanındaki çalışmalarını değerlendirdi. Konuklar, Kayseri’nin
yalnızca yemek kültürüyle değil, tarihî mirası, üretim geleneği ve tarımsal
zenginliğiyle de önemli bir gastronomi destinasyonu olduğuna dikkat çekti.
Gastronomi Dünyasından Başkan Büyükkılıç’a Teşekkür
Gastronomi ve İletişim Stratejisti Zeynep Çelikkan Kakınç,
bir şehri tanımanın en iyi yollarından birinin sofrasına oturmak olduğunu
belirterek Kayseri mutfağının yaklaşık 6 bin yıla uzanan geçmişine dikkat
çekti. Kakınç, Mülhem’de Kayseri mutfağının lezzetlerini deneyimlediğini ve kentin
gastronomi değerlerinin tanıtımı açısından bu tür merkezlerin önemli olduğunu
ifade etti.
Şef Doğa Çitçi, 4. Kayseri Gastronomi Günleri kapsamında çok
güzel lezzetler deneyimlediklerini belirterek Mutfak Sanatları Merkezi ve
Mülhem’de sunulan Kayseri lezzetlerini beğendiğini söyledi. Çitçi, organizasyon
dolayısıyla Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a
teşekkür etti.
Şef Harun Raşit Dönmez de Mutfak Sanatları Merkezi’nin
Kayseri mutfağını kapsamlı biçimde yaşattığını vurgulayarak Büyükşehir
Belediyesinin çalışmalarını takdir etti. Dört yıldır Kayseri’ye geldiğini
belirten Dönmez, kentin her yıl gastronomi alanında gelişim gösterdiğini dile
getirdi.
Şef Memet Özer, gastronomi günlerinde Kayseri ile özdeşleşen
lezzetleri tanıma ve sunumlarını deneyimleme fırsatı bulduklarını ifade ederek
belediyenin organizasyonunu başarılı bulduğunu söyledi. Özer, etkinlik
kapsamında gerçekleştirdiği workshopun da kendisi için keyifli geçtiğini
belirterek Kayseri’nin her yıl üzerine koyarak ilerlediğini kaydetti.
Gastronomi ve Mutfak Kültürü Yazarı Reha Tartıcı, Kayserili
olarak organizasyonda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirirken
etkinliğin içeriğini ve organizasyon kalitesini övdü. Kültür Yolu kapsamında
Kayseri Kalesi’ni, Mutfak Sanatları Merkezi’ni ve Mülhem’i ziyaret ettiklerini
belirten Tartıcı, bu yatırımların Kayseri gastronomisi açısından önemli bir
değer taşıdığını ifade ederek Büyükşehir Belediyesini tebrik etti.
Şef Rafet İnce ise Kayseri’yi İpek Yolu’nun önemli
merkezlerinden biri olarak nitelendirerek gastronomi günlerinde pastırma,
tatlılar, pideler ve fırın ağzı gibi yöresel lezzetleri deneyimlediklerini
söyledi. İnce, organizasyonun başarısına dikkat çekerek Başkan Büyükkılıç’a
teşekkür etti.
Şef Eyüp Kemal Sevinç, gastronomi festivalinin her yıl
gelişerek daha fazla lezzet ve değer kazandığını belirtti. Mülhem’de Kayseri
mutfağının özgün reçetelerle sunulmasını beğendiğini ifade eden Sevinç,
merkezin hem konsepti hem de mutfak anlayışıyla dikkat çektiğini söyledi.
COP31 Gastronomi Gelişim Danışmanı Tolga Atalay da Mülhem’de
yerel lezzetleri tatmaktan ve mekânın atmosferinden duyduğu memnuniyeti dile
getirdi. Atalay, Kayseri mutfağının COP31 kapsamında da gastronomi gündeminde
yer almasının önemine işaret etti.
Şef
Asuman Kerkez ise Kayseri’nin gastronomi alanında geldiği noktayı memnuniyetle
karşıladığını belirterek Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarının kentin mutfak
kültürünü daha görünür hâle getirdiğini söyledi. Kerkez; gacer buğdayı,
gilaburu, üzüm çeşitleri ve tarımsal ürünler gibi Kayseri’nin yerel değerlerine
dikkat çekerek kentin sürdürülebilir gastronomi açısından önemli bir
potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Kerkez, Başkan Büyükkılıç’a uzun
yıllardır sürdürdüğü çalışmalar ve vizyonu dolayısıyla teşekkür etti.
Kayseri’nin Gastronomi Vizyonu Güçleniyor
Kayseri Gastronomi Günleri, kentin geleneksel mutfak
kültürünü tanıtmanın yanı sıra gastronomi turizmini geliştirme, yerel ürünleri
öne çıkarma ve Kayseri’nin ulusal ölçekteki bilinirliğini artırma hedeflerine
katkı sundu.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın
öncülüğünde sürdürülen kültür ve gastronomi çalışmaları; tarihî mirasın
korunması, yerel değerlerin yaşatılması ve kentin turizm potansiyelinin
güçlendirilmesi açısından bütüncül bir yaklaşım ortaya koyuyor.